|
1. Uluslararası Doğa Koleji Tiyatro Festivali Başlıyor
“YARIŞMA DEĞİL BULUŞMA!” BOĞAZIN İKİ YAKASINDA, ÇOCUKLAR VE GENÇLER TİYATROYLA BULUŞUYOR! 1.ULUSLARARASI DOĞA KOLEJİ TİYATRO FESTİVALİ Doğa Koleji Drama ve Tiyatro Bölümü 3-25 Mayıs tarihleri arasında Beykoz, Acarkent ve Sarıyer kampüslerinde Türkiye’den ve yurtdışından ilköğretim ve lise öğrencilerinin katılım göstereceği öğrenci tiyatrosu festivali düzenliyor. Tiyatro şenliği kapsamında, öğrencilerin sergilediği oyunların yanı sıra alanında uzman kişi ya da kurumlar öğrencilere atölye çalışmaları yaptıracaktır. Eğitimde İyi örnekler Konferansı’nda da model olarak sunulan bu festival, çocukların birbirleriyle yarıştırıldığı rekabetçi sanat festivallerine alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Sanatın standart bir ölçümünün olmayacağı düşüncesinden hareketle, çocuklar ve gençlerin tüm farklılıklarına rağmen sanatla kucaklaşması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’den ve Avrupa’dan gelecek öğrencilerin kültürel kaynaşma yaşayacağı bu dostluk ve sevgi dolu festivale hepinizi davet ediyoruz. Tarih : 3 Mayıs - 11 Haziran Yer : Sarıyer, Beykoz ve Acarkent Doğa Kampüsleri
1.Uluslararası Doğa Koleji Tiyatro Festivali Programı -YARIŞMA DEĞİL BULUŞMA-
3 Mayıs Pazartesi (Açılış) 11.30 Yakacık Doğa Koleji Tiyatro Kulübü/Küresel Isınma Masal Dünyasına Uğradığında (30 dakika) 14.15 Portekiz/ A Sea Girl (15 dakika)
14.45 Bulgaristan/ Heroes with fur hats - Folk Tale (15 dakika) Yer: Beykoz Doğa Koleji Konferans Salonu
4 Mayıs Salı 11.00 Erkin Ergin - Ümit Kireççi "ÇROP Çizgi Roman Okulu” 11.30 Sf. Vâsie School Romanya-Domnul Goe ve Artıcolul 214 (40 dakika) 14.00 Portekiz/ A Sea Girl” (15 dakika)
14.30 Bulgaristan/ Heroes with fur hats/ Folk Tale (15 dakika) 15.00 Üsküdar Doğa Koleji Tiyatro Kulübü/Midasın Kulakları (20 dakika) Yer: Üsküdar Doğa Koleji Konferans Salonu
5 Mayıs Çarşamba 10.30 Sf. Vâsie School Romanya-Domnul Goe ve Artıcolul 214 (40 dakika)
11.00 Sarıyer Kilyos Kumköy İlköğretim Okulu-Pırtlatan Bal (60 dakika ) 14.00 Sarıyer Org.Emin Alpkaya İ.O. Tiyatro Kulübü- Orada Kimse Var Mı? (90 dakika) Yer: Sarıyer Doğa Koleji Konferans Salonu
6 Mayıs Perşembe 11: 30 Beykoz Doğa Koleji Tiyatro Kulübü- Kes Kaç (30 dakika) 14: 00 Acarkent Doğa Koleji Tiyatro Kulübü - Don Cristobita ve Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü (45 dakika) Yer: Acarkent Doğa Koleji Konferans Salonu
7 Mayıs Cuma 11.00 Kukla Yapımı Atölyesi (Deniz Karalar-1,5 saat) 14: 00 Atakent Doğa Koleji- Müzikle Zamanda Yolculuk 15.00 Beykoz Doğa Koleji 3-B sınıfı: “NO PLASTIC BAGS” Yer: Beykoz Doğa Koleji Konferans Salonu
10 Mayıs Pazartesi 11.30 Bostancı Doğa Koleji Tiyatro Kulübü-Eyvah Halam Geliyor
14.00 Macaristan- Roymand Queneau (30 dakika) 15.00 Romanya Okulları (30 dakika) Yer: Acarkent Doğa Koleji Konferans Salonu
11 Mayıs Salı 11.30 Romanya Okulları 14.00 Bravo-Schule (Makedonya) "Thousand and one nights" Yer: Acarkent Doğa Koleji Konferans Salonu
12 Mayıs Çarşamba 11.00 Kartal Nihat Erim İlköğretim Okulu (Kral Çıplak) (30 dakika)
14.15 Macaristan- Roymand Queneau (30 dakika) Yer: Beykoz Doğa Koleji Konferans Salonu
13 Mayıs Perşembe 14.00 Bravo-Schule (Makedonya) "Thousand and one nights" Yer: Sarıyer Doğa Koleji Konferans Salonu
14 Mayıs Cuma 10.30 Atölye Çalışması: Tiyatro İçin Yazmak/ Binfikir Oyuncuları (Erdinç Utku ) 14.00 BinFikir Oyuncuları/Belçika (Saint Nicolas, Nasrettin Hoca ve Gülmeyen Kız) 18:00 BinFikir Oyuncuları/Belçika (Saint Nicolas, Nasrettin Hoca ve Gülmeyen Kız) Yer: Acarkent Doğa Koleji Konferans Salonu
17 Mayıs Pazartesi 14.00 Sabancı Atatürk Anadolu Lisesi/ Savaş Baba Yer: Sarıyer Doğa Koleji Konferans Salonu
18 Mayıs Salı 11.00 Üsküdar Rasathane İlköğretim Okulu /Yeşiltepe Merhaba (40 dakika) 14.00 Kartal Doğa Koleji 1.sınıf öğrencileri-Alice Harikalar Diyarında (30 dakika) Yer: Beykoz Doğa Koleji Konferans Salonu
25 Mayıs Salı 14.00 Sarıyer Doğa Koleji İlköğretim Tiyatro Kulübü (SBS: Sana Ne Benim Seviyemden!) Yer: Sarıyer Doğa Koleji Konferans Salonu
26 Mayıs Çarşamba 14.00 Sarıyer Doğa Lisesi Tiyatro Kulübü- Kulaktan Kulağa Yer: Sarıyer Doğa Koleji Konferans Salonu Şenlik Felsefesi Tiyatro bir çocuğun sanat yoluyla kendini ifade etme eylemidir. Çocuklar sanatsal yaratım sürecinde esasen sosyal deneyim ve özgüven kazanırlar. Aynı zamanda yaratıcılık ve yeteneklerini geliştirirler. Bu yüzden de çocuğun tiyatro ve drama yoluyla kendini ifade etmesi düşüncesi, başlı başına özendirilmesi ve takdir edilmesi gereken bir durumdur. Sanat hiçbir şekilde rekabet, hırs ve tüketim nesnesi değildir. Günümüz dünyasının aşırı rekabetçi ve yarışmacı mantığı ve bu mantığın ürünleri olan jüri, sanat otoritesi, starlık gibi kavramlar çocuklar ve gençler üzerinde kalıcı hasarlar bırakmaktadır. Sanatsal performansın kazanma/kaybetme, yenme/yenilme, elenme/eleme gibi terimlerle değerlendirilmesi çocuğun ve gencin sanat yapma hevesini olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden de, yarışma formundaki organizasyonlar yapılmamalıdır. Bunun yerine çocukları teşvik edici, geleceğin sanat üreticisi ya da bilinçli seyircisi olmaları için sanatsal eğitim ve dostluk temelinde organizasyonlar tercih edilmelidir. Bir çocuğun ya da gencin salt sanatsal anlamdaki performansını kıstas alarak estetik değerlendirmeye tabi tutmak, pedagojik anlamda doğru değildir. Tiyatro yapan çocuklar birbiriyle mukayese edilerek değerlendirilmemeli, bireysel gelişim süreci göz önüne alınarak değerlendirilmelidir. Tiyatro kolektif bir sanattır, kumpanya anlayışı öne çıkarılmalıdır. Oyuncu, sahne arkası ekibi, yönetmen, seyirci, prodüksiyon gibi öğeler birbirini bütünlemelidir. Birisi diğerine göre daha değerli değildir. Her çocuk kumpanyanın farklı işlev gören bir parçasıdır. Bu yüzden de bir çocuğu değerlendirirken tüm bu öğeler dikkate alınmalıdır. Tiyatro müzelik değil, yaşayan bir sanat türüdür. Tiyatro kendisine insanı ve insanlar arası ilişkileri konu edinir. İnsan doğasına ait gülünç, kaba, ironik, fantastik, masalsı, mahrem, sıra dışı, trajik vb. öğelerin hepsi tiyatroda olabilir. Tiyatro güncel hayattan ve içinde yaşadığımız toplumdan kopuk bir perspektifle ele alınırsa, çocuklar için cazibesini kaybeder. Bu yüzden de, çocuklarla tiyatro yaparken çağdaş tiyatro anlayışı egemen kılınmalı, dinamik, değişken ve katı kuralları olmayan bir anlayışla hareket edilmelidir. Tiyatro son kertede bir eğlence sanatıdır, insanlar tiyatroya eğlenmek için gelirler. Okul tiyatrolarında sık yapılan bir hata eğlence öğesinin yok edilmesi ve salt didaktik yaklaşımın öne çıkarılmasıdır. Bu yaklaşım tamamen reddedilmelidir. Amaç eğlence ve öğreticilik öğelerini aynı potada eritebilmek olmalıdır. Öğrenmenin kalıcı olabilmesi, eğlenme ile doğru orantılıdır.
Okul tiyatrosu ve çocuklarla tiyatro yapmak zahmetli, stresli ve sabır gerektiren bir iştir. Bu çalışmalarda sorumluluk alan öğretmenlerin, usta eğiticilerin ve öğrencilerin pozitif bir yaklaşımla teşvik edilmesi ve aynı zamanda eleştirilmesi gerekir. Unutulmaması gereken bir nokta şudur. Sanat ve eğitimde eleştiri olmadan gelişme de olmaz. Ancak yapıcı bir eleştiri; belli kriterler çerçevesinde, seviyeli ve süreç merkezli olmak zorundadır.  |
01 Mayıs 2010 Cumartesi
|